24/12/2005 - Stereotype - II
Arkadaşınızla bi konuyu tartışırken, daha doğrusu bitakım eleştirilerde, suçlamalarda bulunurken, arkadaşınızın "İspatla o zaman, bi örnek ver mesela." demesiyle göt gibi kalmanız. Öyle bi durumda asla aklınıza geçerli bi örnek gelmez, sürekli kıvırmaya çalışırsınız. Aslında biliyosunuz haklı olduğunuzu, ama ispatlayamıyosunuz. Çok uyuz... Kosla, Omo reklamlarına çıkan bilimum rol yapmaktan yoksun kadınlar. Acaba yönetmen farkında değil mi kötü rol yaptıklarının? İnsanı televizyondan soğutuyolar. Bi de "Geliyorum, sanırım yapacağım, Kosla kullanıyorum." gibi düzgün konuşayım derken doğallıktan uzaklaşıyolar, iyice rahatsız ediyolar insanı... Küçükken şişman olan çocuklara, "Bizim kemiklerimiz iri, ondan böyleyiz" diye yalanlar söylenmesi. Yazık günah, çocuğu neden rehabilite etmiyosunuz da böyle yalanlar söyleyip kandırıyosunuz. Ayıp be... Benimkide dahil, bazı ailelerde "cicianne" diye bi fert bulunması. Yıllardır ananemin kardeşine cicianne derim ama ne olduğunu, neden öyle dendiğini hala bilmiyorum... Kar yağdıktan sonra güneş açınca, "Kar topluyo, kesin sabah uyandığımızda her yer bembeyaz olucak." diyerek kendimizi avutmak. Yağmıcak işte kar, neden kandırıyoruz ki birbirimizi ? Müzik kasetlerinin kutusundaki kağıdı bi defa çıkardınız mı, asla aynı şekilde geri takamazsınız. Taksanız bile ilk seferdeki kadar mükemmel olmaz. Boşuna uğraşmayın gitti o... Televizyon kumandalarının arkasını koli bandıyla yapıştırmak. Yapmayalım böyle şeyler, teknolojik aletleri modifiye etmeyelim. Televizyonların üstüne de dantelli örtü koymayalım. Ya da yeni aldığımız telefonlarımızın üzerindeki jelatini alır almaz çıkaralım. Lütfen bunlara dikkat edelim... Arabayla giderken, son anda uçan kuşlar. Her seferinde ezicekmişiz gibi heyecanlanıyorum. Bi kere de erken davranıp uçun be... Samimi olan iki arkadaşın, biri kız, biri erkek olması lazım, birbirlerine genelde yavşak ve kaba bi şekilde seni seviyorum demeleri. Yanlış anlaşılmalara ve olmıyacak düşüncelere yer vermemek için genelde "Çok seviyorum ulan seni." denir. Eğer farklı bi şekilde "Seni seviyorum." demişse, mesela Joy FM' dekilerin ses tonuyla, durumu örtbas etmek için, köpek seviyomuş gibi, arkadaş sevilmeye, mıncıklanmaya başlanır. Vurgulama da çok önemlidir, eğer hiç vurgu yoksa arkadaşça seviyorum demek istenmiştir, ama iki kelimeden birinde vurgu varsa yanlış anlaşılmalara yol açabilir bu masum cümle. Önemli olan sesteki samimiyettir. Bu madde de çok uzadı, yeter artık... Türkçe şarkıların fon müziklerinin hepsi birbirine benziyo. İki tane şarkıyı karşılaştırdığımızda, hangisinin türk yapımı olduğunu anlamak kadar kolay bişey yoktur heralde... Neden kardan adam yaptığımızda, ya da güzel şekiller ürettiğimizde hemen bozar birileri. Başında bi saat durmayın hemen magandanın biri paramparça eder kardanadamı. İskambil kağıtlarından kule yaptığınızda da hemen gelir bu adamlar, ve bozarlar, bok var sanki. Hayvan herifler... Yaşamadığımız bişeyi ya da başkasının anlattığı bişeyi, yaşamışız gibi anlatıp ona kendimizi inandırmayı çok seviyoruz millet olarak. Ben yapmadım demeyin, kesin yaptınız, istisnası yok bunun... Kızların kaka yapmak, işemek, terleyip kokmak, kusmak gibi çirkin şeyler yapmasını hala protesto ediyorum. Böyle şeyler yapmayın artık, lütfen... BuLenTCaka
|