2/11/2005 - Aşk Hayattır

Aşk hayattaki en güzel şeydir. İnsanın mutluluğuna mutluluk katar. Ancak aşkın etkileri insandan insana değişir. Çünkü kişilikler farklı farklıdır ve ona göre aşk şekillenir. Kimine göre aşk yalandır, vakit geçirmek, hayatı doldurmak için insanların uydurduğu bişeydir, kimine göre aşk hayattır. İşte yazabildiğim kadar aşkı anlatmaya çalışıcam. Yorumu size bırakıyorum...
Sosyetik Aşk :
Bu tip aşk yalan aşktır. Ortada aşk falan yoktur, sadece insanlar kendini avutur. Olay aşk meşk değil, çıkılan kız/erkek sayısını arttırmaktır. Çıkılan kişi sayısı ne kadar fazlaysa itibar o kadar çoktur çünkü. Yapmacılık diz boyudur, çünkü genelde çoğu arkadaş karşılıklı olarak aynı kızlarla çıkmışlardır. Ortamdaki çoğu kişi birbiriyle çıkmıştır. İki tarafta kendilerini Sex And The City' deki karakterlere benzetmeye bayılır. Kız için her şekilde para harcanır, çünkü kızlar için para harcamak en mantıklı şeydir. Erkek tarafta araba olması kızların gönlüne taht kurmak için yeterlidir. Genelde erkeklerin hedefi bellidir. Kızla en kısa sürede düzüşmek. Kız da niyetliyse bu süre 1 haftayı aşmaz. Hiç olmadı olabildiğince yiğişmeye bakar erkek taraf. Bu öncelikli görev tamamlandıktan sonra, kızla çıkmanın artık bi anlamı kalmamıştır. Bir an önce kızdan kurtulunmalıdır, yoksa kız dadanır. Kızın beni kullandın attın tripleri kaileye alınmaz. Kızlar da genelde formalite amaçlı söylerler. Adları orospuya çıkmasın diye. Yaşanan sözde aşk süresince gidilen yerler bellidir. Sinema salonlarının en kuytu köşeleri, genelde love seat tercih edilir, Gloria Jeans gibi yerlerin gözlerden ırak yerleri ve gece kulüpleri. Arada sırada erkeğin evine gidilip beraber yemek de yenir. Bu ilişkinin temeli "Para Var, Huzur Var" felsefesine dayanır. Amerikan dizilerinin etkisinde o kadar kalınmıştır ki gören bu çifti çıkışta New York' ta gökdelen manzaralı bi dairede romantik bi akşam yemeği yiyecek zanneder. Birbirlerine quotelar* söylerler. Genelde bunlar The O.C. dizisinden alınmıştır. Zaman zaman kızla başkasını kıskandırmak için çıkılır. Mekana bilerek el ele girilir ve eski sevgiliyi kıskandırmak için elden gelen her şey yapılır. Özel günlerde pahalı hediye almak şarttır. Asla fast-food restorana gidilmez. Pahalı restorana götürülmezse kız, ortada ne aşk kalır ne de ilişki. Genelde kızın her yerde ajanları vardır. Erkek asla çapkınlık yapamaz, yaptığı an kızın haberi olur ve herkes bu olayı konuşur. Sonra çevrenin de gazıyla çift barıştırılmaya çalışılır. Genelde çıkılan kızın en yakın arkadaşı erkekle kankadır, ya da kanka gibi davranıp kıza erkek tarafın dediği her şeyi anlatır. Bu aşkın fon müziği "Global Deejays - The Sound Of San Fransisco", "Ege Çubukçu Feat. Ayşe Hatun Önal - Hey Dj".
Delikanlı Aşk :
Burdaki aşk gerçek aşktır, harbidir, dobradır. Kızın ismi erkek tarafın vücudunun belli bölgelerine kazınılır. Sonra bir marifetmiş gibi herkese gösterilir. Ağaca ya da duvara falan yazanlara da rastlanmıştır yer yer. Kız erkeğe kesinlikle bağlıdır, kız erkeğin tapulu malı gibidir, kimse kıza yan gözle bakamaz. En yakın arkadaşın baksa bile direk kavga çıkar, durumu tartışmaya gerek bile yoktur. Rakip olabilecek herkes düşmandır. Toplum içinde kızın eli asla tutulmaz. Kızın götü kalkar düşüncesi vardır. İlk öpücük için geçmesi gereken minimum süre 2 haftadır. Erkek de kız da kendini ağırdan satmaya bakarlar. Çıkıldığı müddetçe "Dünya Bir Yana, Sevgilim Bir Yana" felsefesi benimsenmiştir. Kızla çıkılmadan önceki dönem çok önemlidir. Öyle hemen çıkılmaz biraz beklenir, ısınma turları vardır. Arkadaşlar "Abi senin bu kızla aranda ne var?" diye sorduklarında "Du bakalım olcak gibi bişeyler" yanıtını vermeleri muhtemeldir. Kız erkeğin namusu olduğu için, etek giyilmesi kesinlikle yasaktır. Sürekli dekoltenin üstü birşeyle kapatılmaya çalışılır, kızın üstü başı çekiştirilir. Kimsenin haberinin olmaması koşuluyla kıza romantik şeyler söylenebilir. Çiçek alınabilir vs... ama kimse bilmemeli. Kızdan ayrılmak en çok delikanlı aşığı sarsar. Kızdan ayrılan kişi kendini 2 ay toparlayamaz. Sürekli bi aşk acısı vardır. Ayrıldıktan sonraki gün rakı sofrası ve sigara içmek farzdır. Çok aşırı durumlarda kendine faça atanlara da rastlanabilinir. Hayata küsülür, kimseyle konuşulmaz. Arkadaşları "Moralin mi bozuk olum noldu?" diye sorduklarında "ya manitadan ayrıldım" diyerek telefonu kapatırlar. Kızla aralarındaki bağ kuvvetlensin diye yüzük, kolye gibi iki tarafta da olan şeyler alınır. Bu aşkın fon müziği "Kurtlar Vadisi Soundtrack - Acem Kızı", " Müslüm Gürses - Aldanma Çocuksun".
Sanal Aşk :
İnternet ortamında yaşanan aşktır. İki tarafta yüzyüze olmadığı için rahattırlar. Konuşurken cevaplarını istedikleri kadar düşünme fırsatları vardır çünkü. Hi5, Yonja bu tip insanların aşkı aradıkları yerdir. Bunlar genelde tiplerinden utandıkları, ya da kendilerine güvenmedikleri için sanal aşkı tercih ederler. İnternet güvenlidir, istediğin kadar sıkabilirsin, kimsenin ruhu duymaz. İnternetteki sohbetin aşka dönüşmesi çok uzun zaman alır. Her ne kadar iki taraf rahat olsa da, güven çok önemlidir. Bi de insanlar böyle bir aşk yaşıyosanız sizi aşağılarlar. Ben de aşağılarım gerçi. Bu aşkta hiç masraf yoktur, iki tarafta bu konuda mutludur. İstedikleri an birbirlerini bırakma şansları oldukları için iki tarafta her zaman gergindir. Erkekler sürekli smilelar koyarak kıza yaranmaya çalışırlar, gülmeseler bile karşı taraf bozulmasın diye "hihihihi, ehehehe" yazarlar. Maksat sempatik izlenimi vermek. İnternetten espri yapmaya çalışan erkeklerde tuhaftır, "senin şimdi orda olman lazım, böyle internetten komik olmuyo" diye durumu kurtarmaya çalışırlar. Erkekler nicklerine uzun romantik şeyler yazarlar. Kızlar infolarına şarkı sözü yazarlar genelde. Resimlerine başkasının resmini koyanlara bile rastlanır. Sohbet sırasında karşıdaki kıza seni seviyorum diyen erkek taraf, o sırada porno izliyo bile olabilir. Pek tuhaf bi aşktır bu hiç tasvip etmem ben. Bu aşkın fon müziği... Bunlarda fon müziği yok aslında. Ya da ben yazamadım. Bilgisayarda ne varsa o.
Karı-Koca Aşkı :
Bu tip aşk üsttekilerin karışımı gibidir. Hepsinden biraz içerir. Göze çarpan özelliklerden biri ellerin asla bırakılmamasıdır. Yolda yürürken arasından insanlar geçmeye çalışsa bile eller bırakılmaz. Bu takıntı halindedir. Çiftler sıçarken bile birbirlerine haber vermek zorundadır. Haber verilmemesi trip atmak için yeterli bi sebeptir. İkinci bir özellikte bunlar artık herşeyi aşmış havalarındadır. Biz aşkı falan geçtik artık bambaşka şeyler yaşıyoruz triplerindedirler. Sonsuza dek birlikte olacaklarını zannederler. Arkadaş olarak iyi arkadaştırlar, beraber gerçekten hoş vakit geçirirler. Ancak ortama bi 3. geldi mi durum vahimdir. Kıskançlık krizi kaçınılmazdır. Herkes kıskanır ancak bu tip ilişkide kıskançlığın boyutu abartıdır. Neden elin o kıza çarptı diyenlere bile rastlanmıştır. Birbirlerinin evine gitmekten hiç çekinmez bunlar. Anne baba kankadır çünkü. Hiç de bir şey demezler, diyemezler, hiç bir şey aşklarını engelleyemez. Bi de büyük konuşur bunlar, biz evlencez etçez diye. Bu aşkın fon müziği "Sting - Shape Of My Heart", "No Doubt - Don' t Speak".
Romantik Ortaköy Aşkı :
Romantik Ortaköy Aşıkları' nın en sevdiği şey, soğukta denize karşı oturup saatlerce kol kola denizi izlemektir. Bunlar aynı atkıyı takarlar, Arzum Onan ile Mehmet Aslantuğ havası vardır bu aşkta. Bunlar da kendilerini karı-koca aşkındaki gibi aşmış hissederler. Yaşadıkları aşktan öte bişeydir. Bunların mekanları Ortaköy, Bebek gibi olabilecek en romantik yerlerdir. Marmara Oteli' nin çatı katında mutlaka romantik bir yemek yenmiştir. Bu aşkta para sınırsız değildir, ancak iki tarafta anlayışlıdır. Kavga etmek gibi bir şey söz konusu değildir. Kavga etmek yerine direk ayrılırlar. Ayrılık anı genelde yağmurlu bir havada olur ve iki tarafta sırılsıklamdır. Islak gözlerle iki tarafta ayrılığın tek çözüm olduğunu kabullenir ve ayrılınır. Zaman zaman ayrılık, erkek tarafa çok koyar ve geceleyin kızın evine gelinip, camdan kız bir defa görülüp, tekrar eve dönülür, ya da kızın kapısına güller serilir ve güllerle kızın adı yazılır, yağmurda sokakta oturulur, bir nevi Tarık Akan havası yaratılmaya çalışılır aslında. Biraz abartı oldu ama kısmen doğru. Özel günlerde kıza genelde hediye alınmaz, daha çok romantik, anlamlı, manevi değeri olan şeyler yapılır. Şiir yazılabilinir ya da gökyüzündeki bi yıldıza kendi isimlerini verebilir bunlar. Ayrıldıktan sonra her yerde sevgililerini hatırlatan şeyler görürler. Bu bi bakkal ismi, ya da posterde yazan bi yazı olabilir. Bu aşkın fon müziği "Linda Ronstadt - All My Life*", "The Calling - Where Ever You Will Go".
Fon müzikleri o aşkı yaşarken nerden geldiği belli olmayan ama duyulan müziklerdir. Müzik bi anda çalmaya başlar siz de o anın tadını çıkarırsınız.
Yorumlarınızı bekliyorum...
*Quote: Bi yerden alıntı yapılmış söz. Genelde filmlerden alınır.
*Linda Ronstadt - All My Life: Eskiden Star' da parlement gece kuşağı vardı. Orda çalan romantik müzik bu işte.
BuLenTCaka
|