10/12/2005 - Babam & Oğlum
Son zamanların en gözde Türk filmi. Şimdiden bir çok ödüle layık görülüyor, bi sürü insanı hüngür hüngür ağlatıyor. Bi takım gerçekleri göz önüne koyarak, insanı derinden etkiliyor. Bir çok eleştirmenden ve ünlüden tam not aldı. Filmle ilgili benim de eklemek istediğim bi kaç şey var... ( Ben kimim ki ? ) İnsanlar filmden önce size, "Kesin ağlıcaksın, yani bu işin kaçarı yok." gibi şeyler söylediyse işiniz kötü. Çünkü filmde ya ağlamamak için kendinizi kasıyosunuz, ya da "Heh bu sahnede ağlamam lazım sanırım." gibi kendinizi ağlamak için şartlıyosunuz... Eğer filmden çıkınca hiç ağlamadıysanız, kendizi salak gibi hissediyosunuz, çünkü etrafınızdaki insanlar hüngür hüngür ağlıyolar ve siz kendinizi duygusuz bi mahluk gibi hissediyosunuz... "İnsanlar büyüdükçe, hayalleri küçülür mü baba?" repliğini bütün film boyunca bekledim. Başka birinden bi sahne, ya da replik duyunca mutlaka o sahneyi heyecan ve merak içinde bekliyosunuz... Film güzel olmasına güzel, oyunculuğa, senaryoya ve çekim tekniklerine laf söylemek haddime değil, ancak film insanların duygularının sömürülmesi üstüne kurulu... Başroldeki çocuğun dişlerinin olmayışından rahatsız olan bi tek ben miyim acaba? Filmin sonunda baba, çocuğu kucağına alıp, dönmeye başladığında, kamera yere düşücek diye çok endişelendim. Düşüp kırılıcak diye çok korktum... Hümeyra ile Binnur Kaya' nın oyunculuklarına, insan ister istemez hayran kalıyor... Yer yer gülüp, yer yer üzen bi filme çok nadir rastlanır. Bi sahnede tam çöktüğünüzü, hüzünlendiğinizi hissettiğinizde sizi güldüren bi olay oluyo ve üzgünlüğünüzü unutup, duygu karmaşası yaşıyosunuz... Eğer babanızı, veya ağlamasını mümkün görmediğiniz bi insanın kasılıp, eğrilip büğrülüp, ağlamamak için kendini kasmasını izlemek istiyorsanız, filme o insanla birlikte gidin. "Ben asla ağlamam" diyen insan da var, onlar da tuhaf tabi... Filmi izlerken dikkat ettim, Çetin Tekindor, Anthony Hopkins' e benziyo. Çıkarın bıyıklarını öyle bi hayal edin. Tavır, oyunculuk ve tip olarak bence aynılar. Abartıyo da olabilirim ama kesinlikle bi benzerlik var. Aklıma gelmişken söyliyim, Mehmet Aslantuğ' da Kevin Spacey' e benziyo... Çetin Tekindor, gömleğini yırttığı sahnede boğazınızda bi yumru oluşmadıysa eğer, siz insan değilsiniz... Özetlemek gerekirse, film gerçekten güzel, insanı derinden etkileyen bi film, ve ödül kazanabilecek bi film. Ancak bu kadar acı bi filmde yer almamalı. Hem aşk acısı, hem ölüm ve ardında bıraktıkları, hem hastalık, hem annesiz bi çocuk, hem kavgalı baba-oğul, hem işkence, hem evlat acısı yaşayan anne-baba, bi filmde aynı anda olmamalı. Bi film bu kadar acıyı kaldıramaz. Kaldırmayı başardığı anda zaten, Türk filmi statüsüne girer. Saygılar...
BuLenTCaka
|