3/12/2005 - Yarım Elma
Kafamdan geçenleri her zaman anlatamıyorum, yazılarımı tamamlayamadığım zamanlar oluyo, hevesim kaçıyo ya da zamanım olmuyo. İşte bu gibi durumlarda yazılarımı ileride yazarım diye kaydediyorum. Ama uzun süredir dokunmadığım yarım kalmış yazılarım var. Birkaçını sizlerle paylaşim istedim...
İzlenimlerim :
Etrafıma baktıkça her insanın farklılığından ziyade hepsinin neredeyse aynı olduğunu farkediyorum. Tripleri, tavırları neredeyse aynı. Her insan aslında bu tavıların farkında. Ben ise onları elimden geldiğince isimlendirmeye çalışıcam...
Bitirdin Beni İstanbul Tribi :
Gidilen herhangi bi ortamda, genelde gençlerin, partilerde, eğlence yerlerinde veya evde arkadaşlarıyla otururken, ilgi toplamak, karizma yapmak, kızların "noldu canım iyi misin?" diye sorması için yapılan triptir. Bu kişi, insanların dikkatini hiç çekmeden, balkon, pencere gibi manzara gören yer bulma arayışı içine girer. Ve mutlaka bulur da. Balkona çıkar iki elini hafif yana açarak ellerini balkonun tutma yerine koyar ve vücudunu oraya yaslar. Uzaklara bakar ve iç çeker. Yanında sigarası ya da içkisi vardır. Öyle uzaklara bakar. Aslında duygusal adamı oynuyodur, "Ulan artık biri gelse de bıraksam bu tribi, canım sıkıldı." diye içinden geçirir. Burdan sonra birinin gelip gelmiyeceği, bu tribi yapan kişiye bağlıdır. Eğer sevilen biriyse, mutlaka bi kız gelir. Ama aslında çocuk için kız, erkek farketmez bu uğurda herkesi etkilemek mübahtır. "Siz aslında beni hiç tanımıyosunuz, ben bambaşka bi insanım." imajı verilmeye çalışılır, "Ben bende değilim sizin yanınızda." gibi devrik cümleler kurularak insanları etkilemeye çalışır. Bu trip öyle anlattığım kadar uzun sürmez, en fazla 15 dakka sürer, çünkü tribi yapan artık sıkılır. Kendini holding sahibi zanneder bi de bunlar, sanki ellerinde puroyla viski varmış da, gökdelen manzaralı dairelerinde aşağıya bakıp iç çektiklerini zannederler, ya da bu tip adamlara özenirler. Bu trip, manzarası olmayan bir yerde yapılmaz, yapılamaz. O zaman başka bi trip olur...
Sormak İstediklerim :
Merak ettiğim, ama cevabını alamadığım şeyleri yazdım. Sanırım siz de bilmiyosunuz ama olsun, paylaşim istedim...
Ahmet Kaya öldü mü? Ya da Abdullah Çatlı? Ölmediğine dair haberler çıkıyo arada...
Amerika' da yargılanan gerçekten Saddam Hüseyin mi, yoksa onun dublöörlerinden biri mi?
İkiz kuleleri Amerika kendisi mi yıktı, yoksa gerçekten bir terör saldırısı mı?
Bob Marley' le Hendrix bir olsalar savaşı durdurabilirler miydi?
Maradona tarikatının gerçekten 15000 müridi mi var? Bi de sanırım 10 emirleri var...
Jinekologlar gerçekten vajinadan bi süre sonra tiksinmeye mi başlıyolar, yoksa artislik olsun diye mi öyle diyolar?
Köpekler çiftleşirken kilitleniyolar bazen, ama nasıl oluyor da kaynar su dökünce ayrılıyolar?
Sünnet edildikten sonra kopan et parçasını gerçekten pilava atmıyolar di mi?
Micheal Jackson insan mı, yoksa genleriyle oynanmış bi hayvan mı?
Kızlar Kızlar* :
Barda çalan müziğe kendinizi kaptırmış dansederken gözünüze birini kestirdiniz diyelim. Naparsınız? Ben bilirim ne yapıcamı sana mı sorucam demeyin. Bunu bi okuyun en azından aklınızda bulunsun. Bakarsınız bi gün işinize yarar.
1. Safha :
Düşünce
Eğer ultra ötesi yakışıklı değilseniz, kızın bi şekilde dikkatini çekmeniz lazım. Bunu magandalık yaparak, ya da deli gibi içmek gibi hünerlerinizi sergileyerek yapamazsınız. Kendinizi o şekilde ispatlamayın. Ya ortamın en komik adamı, ya en zeki adamı, ya da her şeyden anlayan babacan adamı olmanız lazım. Duruma göre değişebilir tabi bu, mistik, gizemli adamı da oynayabilirsiniz. Demek ki önemli olan, kızdan kıza değişen hoşlanma kriterlerini önceden kestirebilmek. Bunu yapmak da o kadar zor değil. Giyimine ve konuşmasına dikkat ettiğiniz zaman, (bkz. İnsanlar & İstanbul) nelerden hoşlandığını az çok anlayabilirsiniz. Bunu anladıktan sonra, bi irkilin, silkelenin, kendinize gelin. Çünkü asıl zorlu görev bundan sonra başlıyo. Çünkü bu kısım işin düşünme kısmı. Harekete bundan sonra geçiceksiniz. Bu arada unutmayın; kızlar her ne kadar kendi gibi olan erkekleri severiz deseler de, kafalarında yarattıkları ideal erkek modelini daha çok severler.
2. Safha
Düşünceyi Eyleme Dökme
Canlandırma 1: Bardayken
Bar platformunda, düşünceyi eyleme dökmek en kolayıdır. Çünkü sizin herkesten daha yakın olduğunuz, sizi yüreklendiren bi dostunuz var. Alkol. Eğer Brad Pitt değilseniz, sakın kızın yanına koşturmayın hemen. Maganda imajı yaratmayın, aç abazalar gibi. Sakin, ağırbaşlı olucaksınız. Merak etmeyin gecenin sonunda kızla büyük ihtimal aranız iyi olucak. Sadece gaza gelmeyin. Unutmayın, karşınızdaki sadece güzel, tatlı bi kız, şişme kadın ya da herhangi bi delik değil. Bu tip ortamlarda arkadaşlar çok önemlidir. "Arkadaş, arkadaşın pezevengidir" felsefesine güvenin. Arkadaşlarınız zor durumlarınızda imdadınıza yetişir. Hem alkolün verdiği gazla, hem de arkadaşınızın verdiği gazla, kızın yanına gidin. Ama asıl amacınızı sakın belli etmeyin, bişeye moraliniz bozulmuş gibi davranın. Kız eğer yalnızsa bu çok işe yarar bi yöntemdir. Ancak ve ancak kızın da yalnız başına oturuyo olması lazım. Sanki kader arkadaşıymışınız izlenimi verir bu. Çünkü kız eğleniyosa, zaten umrunda olmazsınız. İlgi çekmenin en kesin yolu ise, samimi olduğunuz bi kız arkadaşınızı yanınza alıcaksınız, samimi pozlarla hedeflediğiniz kıza kendinizi gösterceksiniz. Genelde samimi olduğunuz kız kuzeniniz olur. Bu gerçekten ilgi çeken bir yöntem. İnsan ister istemez bakıyo.
*Kızlar Kızlar yazısı şu ana kadarki en uzun yazım olucaktı, çok gaza gelmiştim. Hatta canlandırmaların sayısını arttırcaktım, ama yapamadım nedense, olmadı.
Aslında bikaç tane daha var ama onları tamamlama ihtimalim var, o yüzden buraya koyarak heba etmiyim dedim. Saygılar...
BuLenTCaka
|