Bi$iLeR Bi$iLeR...

17/11/2005 - TBDS


Tinerciler, Boyacılar, Dilenciler, Satıcılar...

 

İstanbul' un neredeyse her köşesinde rastlayabileceğimiz insanlar bunlar. Mutlaka ama mutlaka herkesin bunlardan biriyle bi anısı vardır. Elimden geldiğince, tecrübelerimden de faydalanarak onları anlatmaya çalışacağım...

 

Tinerciler :

 

Tinerciler bu dörtlü arasında, en tehlikelileridir. Nerden çıkacakları hiç belli olmaz. Genelde takıldıkları yerler Beşiktaş, Taksim, Karaköy, Kadıköy' dür. Bazı geceler Maçka parkında bağırışlar, gülüşler duyarsanız bilin ki tinerciler orada ateş yakmış oturuyolardır. Bunu duyduğunuz an hemen uzaklaşın ordan. Zira gasp edilebilirsiniz. Tinerciler sizin düşündüğünüzden çok daha sinsidirler. Size insancıl bi şekilde yaklaşırlar, "Abi be 2 kuruş para verde karnımızı doyuralım." derler. Tahmin edebileceğiniz gibi bu para bali parasıdır, yemek için değildir. Yapacağınız en büyük hata bunlarla didişmek, direnmek, inatlaşmak olur. Başıma geldi ordan biliyorum. Yavaş yavaş insancıllıktan uzaklaşıp, çirkefleşmeye başlarlar. Para alana kadar size baskı yaparlar. Bi anda nerden geldiği belli olmayan 3-4 kişi daha belirir etrafınızda. Sanki bi yerlerden sizi izliyolarmış da, konuşma biraz uzayınca olaya müdale eder gibi gelirler. Çaresiz, derbeder bi şekilde bi miktar para vermek zorunda kalırsınız. Sonra cep telefonunuzu almadıklarına şükredersiniz o ayrı. Eğer tinercinin size yaklaştığını önceden farkederseniz, size dediklerini dinlemeden hemen kaçmaya çalışın. Bunlar yapışıyolar çünkü. Bi tane sigara verseniz de olur aslında, saol diyip gidiyolar. Seray Sever' e Beşiktaş' ta saldırmışlardı hatırlarsanız. Daha doğrusu makara yapmışlardı kameraların önünde, her neyse... Kafaları hep güzeldir bunların. Eğer karşılaştığınız tinerci konuşurken zorlanıyorsa, hiç düşünmeden kaçın derim, çünkü balinin verdiği zevkle sizi deşmeleri olasıdır...

 

Boyacılar :

 

Bunlar aslında tinercilerin evrim geçirmiş versiyonlarıdır. Tamamı tinerciler gibi olmasa da, büyük bi bölümü tinercilere çok benzerler. Yolda yürürken bi anda önünüze çıkıp, "Boyiyim mi abi?" derler. Ayağınızda bot, ya da spor ayakkabı olduğuna bakmazlar bile. "İyi de boyanmaz ki bu?" deseniz bile iş işten geçmiştir. Adam ayakkabınıza bişeyler yapmaya başlar siz de izlersiniz. Adam bi anda çocuklarının evde ekmek beklediğinden, kendisinin aç olduğundan bahseder. Kanser olan dayılarından bahsederler, veya bi boya 20YTL diyerek kendilerini acındırırlar. Ayakkabı boyası bittikten sonra, ne kadar vericenize bakarlar. Sakın ama sakın ne kadar diye sorma gafletinde bulunmayın. Eğer sorarsanız, hiç bi şekilde kar edemiyoruz biz, 10YTL, 20YTL vermen lazım gibi uçuk şeyler söylerler. Kendiniz bişiler verin, sonra arkanıza bakmadan çekip gidin, eğer peşinizden bi hışımla geliyosa, hiç utanmayın koşun bence. Unutmamanız gereken bi diğer şey de, sakın "ayakkabımı boyamana gerek yok, ama al sen şu parayı, defol burdan" gibi şeyler söylemeyin. Çünkü bunlar gururludurlar. Para dilenmediklerini iddaa ederler. Bu dediğinizi gururlarına yediremeyip fevri hareketlerde bulunabilirler. Aman dikkat...      

 

Dilenciler :

 

Bunların en göze çarpan özellikleri, diğerlerinden daha çok kazanmaları. Bunların ceplerinde genelde net 20YTL para bulunur. Bazıları kör, bazıları topal, bazıları veremdir. Bazılarının ellerinde sertifikaları bile vardır. Ancak bazılarının hiç bi engeli yoktur, artık olayı yüzsüzlüğe vurmuşlardır, sağlam olmalarına rağmen dilenirler, borçları olduğunu iddaa ederler. Bazıları gözünüze gazete haberi dayar, bazıları cam silmek için arabanıza dadanır. Arabanıza dadananlar aslında gizli dilencidirler, bişi yaptıklarını düşünürler. Para vermeyince de bazıları arabanıza tükürüyolar. Neticede bunlar bi günde, bi taksiciden daha fazla kazanırlar. Hepsi demiyim ama geneli böyledir. Utanmadan açım abi geyiği yaparlar. Bi de taksimde dilenen punkçı kılıklı tipler vardır ki tam dayaklıktırlar. Karşıya geçicem, şarap alıcam gibi şeyler söylerler. Size dadandıkları an kafa atmaktan hiç çekinmeyin, vurun. Metro' da gitar çalanlar var bi de. Aslında onlar dilenci değil sanatlarını sergiliyolar, saygı duymak lazım. Bunların yanında gerçekten ama gerçekten paraya ihtiyacı olanlar vardır. Bankta yatarlar, üstleri başları yırtık içindedir, sakalları uzamış, bi deri bi kemik kalmışlardır. Üstelik dilenmezler, öyle dururlar. Bu insanlara para verin. Her gördüğünüzde verin. Şahsen ben vicdan azabı yaşıyorum vermediğim zaman. Bi defasında da gazete de görmüştüm, bacakları olmadığını iddaa edip dilenen biri, zabıtayı görünce koşmaya başlamış. Tuhaf tabi...

 

Satıcılar :

 

Bunların en belirgin özelliği ise, çok fazla olmaları. Gittiğiniz her yerde bunlarla karşılaşabilirsiniz. Hiç beklemediğiniz bi anda göz göze gelebilirsiniz. Özellikle vapurlarda, Burhan pazarlama bunlar arasında en ünlüsüdür, bi anda bi adam belirir, torbadan 48 tane kalem çıkartır ve hepsinin 1YTL olduğunu iddaa eder. Kalemlerle 2 satır bişey yazın, anında parçalanır. Bıçak takımı satarlar ve mutlaka bu bıçak takımı ithaldir ve hiç bi yerde bulamayız. Öyle diyolar. Kimse bi ürünü bunlar kadar iyi tanıtamaz. Ben bi kalemin 20'den fazla işlevi olduğunu ilk defa onlardan öğrendim. İkna etme yetenekleri mükemmeldir, insanın ihtiyacı olmasa bile, "alim lan nolcak bulunsun" diyo. Bi de sokakta CD satanlar vardır ki, onlar pek yamandır. CD' lerinin bozuk olmadığını iddaa ederler, ama eve gittiğinizde acı gerçekle yüzleşmek zorunda kalırsınız. "İstediğin zaman gel abi değişiriz." derler, ama gidip değiştiren çok azdır. Çok üşeniyo insan. Bunlar bi de erkeklere genelde porno kakalamaya çalışırlar. İmalı bakışlarda bulunurlar, "CD ister misin?" gibi laflar söylerler. Mecidiyeköy, Nişantaşı' nın belli yerleri ve Kadıköy' ü parsellemişlerdir. Sinemada daha vizyona girmemiş filmleri buralarda bulabilirsiniz. Ama satıcıya film hakkında bişey sormayın bilmiyolar çünkü, biliyomuş gibi davranıyolar. Filmin kapağında tabanca varsa onlara göre film iyidir mesela. Sokakta çiçek satan çingeneler vardır bi de. Hele gül satıp size dadananlar çok feci. Yanınızda kız varsa mesela öyle bi dadanıyolar ki. Bi de kız sevgiliniz değilse açıklama yapmak zorunda kalıyosunuz almamak için. Almasanızda kızdan utanıyomuşunuz gibi oluyo o da ayıp. Çok tuhaf çok. Bunların bi de türlü türlü meziyetleri vardır, gülü alırsınız hemen el falınıza bakarlar. Siz noluyo demeye kalmadan geleceğiniz hakkında bişeyler söylerler. Bazıları çok iyi niyetli oluyo, bedavaya gül verenleri bile var. Otobanda şarj aleti, matkap satanlarda var. Ama onların hiç bi tuhaflığını görmedim. Mahalle esnafı havası var onlarda. Midyeciler de var bu kategoride. İnsan sattıkları midyenin pis olduğunu biliyo ama gene de yiyo. Sanki normal midyeden daha güzel gibi. Benimki kıllı olsun lütfen diyesi geliyo insanıın. Adamlar daha sen "bi tane daha istemiyorum" diyene kadar, hazırlamış oluyolar midyeyi ağzına tıkıyolar hemen. Bu da benden olsun diyerek sizi kandırıyolar. Mecburen 5 tane yiyosun en az...

 

BuLenTCaka


Bi$iLeR yaz...

18/11/2005 - Başlıksız Yorum

Yazan: Armaan
güzel bi yazı olmuş abi tebrikler!!Dediğin gibi tinercilere ve boyacılara bi sigara vrmeniz yeterlidir!!(Şu ana kadar hep başarılı olmuşumdur bu konuda:) )!!Ama abi hiç kimse bedava gül vermedi bana yaa:)!!Hep o boktan güllere mecburen para vermişimdir:)!

18/11/2005 - gul

Yazan: ozan
yok abi bikere bana verdi cingene bedeva gul para istedi ilk ben yok dedim canın sağolsun abi dedi verdi gulu yani kesinlikle dorudur bulent beyin yeni tespitleri

18/11/2005 - boyacilar

Yazan: a.o
abi boyacilar da cok cakal
hele besıktastakıler dehset gelıyolar abı 250 bın verde bır siftah yapıyım
sonra verıyosun abı 250 bın verdın gel ayakkaıbna bır fırca atıyım verdın mı ayakkabıyı yandın ver bakıym cuzdanını:)

19/11/2005 - Belalar

Yazan: Anıl
Ya abi o boyacılar çok felaket kala kalıosun ole ya dur falan filan derken........... Güsel yazı Bülent bize bağzı gerçekleri tekrar tekrar hatırlatıo

19/11/2005 - Boyacılara laf etme

Yazan: ABDÜLKADİR
Ne var lan devlet bize iş mi veriyo? Napıcaz memlekette aç mı yaşayalım? buluyoruz biraz durumu iyi müşteri boyuyoruz işte. sadaka niyetine ver ölür müsün?
hem biz şerefli çalışıyoruz git mezarlıktaki su çapacılara bak önce. Bendeki boya bir numaradır bi gün seninkini de boyarım bak beleş.Bizim öle mekanımız da olmaz.Serseri çete diiliz.Karnımızı anca doyururuz ama birbirimizi kollarız tabi bu normal. Ama zorladıımız müşteriler genelde:sakalsız 15-20 yaş arası örenci tek dolaşan tiplerdir korkmayın zarar gelmez ama bizden. Assında bakma bizler de kültürlü insanlarız.Ne yapalım öle fazla sinema tiyatro göremiyorz ama çok insanla konuşuyorz ediyoruz.O Seray Sever olayı da şöle. Ordaki kameramanlar Aliyle Muzaffere para vermiş.(Bize sölmedi ****ler) onnarda öle yapmışlar.eleştirirken biraz da başka insanları düşün tabi.Bizim de sizlerden farkımız yok hepimiz diilmiyiz müslümcü ibocu bak işte ortak bi yön.. neyse şurda bi müşteri görüyorm ben kaçıyorm ii şanslar sizlere sokaklarda görüşmek üzere


19/11/2005 - yorum

Yazan: Kaplan
Kanka güzel yazı çıkarmışın gene. Tebrik ederim. Bu arada büyük şehirlerde her türlü dikkat etmek gerekiyo bence her an her şey başımıza gelebilir.
Her mesleğin içinde iyisi de var kötüsü de. Herkesin bi yerlerde bi anısı var böle konularda.

19/11/2005 - Başlıksız Yorum

Yazan: iremcadiirem
bi kere kadıköy de çingene kadının teki sen çok üzgün gözüküyosun,sewgilin seni üzmüş die bna iki tne nazar boncugu wermişti sewgiline gotur birini die..bnde nerden anladı lan bu die kıllandım bi de ayıp olmasın die parasını veriim dedim bi tnesine para istedi gonlunden ne kdr koparsa dyerekten..harbi nerden anladı bu kdn yaa..bole medyumlar da war işte

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
............................................................... Sitedeki Bütün Yazılar Bana Aittir, Hiç Bi Yerden Alınmamıştır, Kopyalanmamıştır...

Bi$iLeR

Noluyo Bana?
Hoşgeldiniz
Sürtünme Katsayısı
Marjinallik Fiyaskosu
Hala Hayattayım
Allah Kahretmesin
Can Sıkıntısı - II
Komplo Teorisi
İnsanlık Hali
Ben, Sen, O
Stereotype - II
Stereotype
Babam & Oğlum
Herşey Garip
Yarım Elma
TBDS
Tuhaf Dünya
Can Sıkıntısı
Resimlerle Yaşam
Ne Düşünüyorum?
Aşk Hayattır
Delikanlılığın Kitabı
Hayatın İçinden
İnsanlar & İstanbul
Yeter Artık

Ba$ka $eyler

Hakkımda
Arşiv

Renkli scrollbar ve title statübar